Kader 7.Bölüm: Bazı sorular

Katil maktulu öldürmeseydi maktul eceli geldiği için sebepsiz yere aynı vakitte ölür müydü? Ya da başka bir sebeple de olsa o ecel vakti ölüm onu her türlü bulur muydu? Veya ölmez hayatına devam mı ederdi?

Cevap: Katil maktulu öldürmeseydi ne demek? Şu demek: “kaplumbağa sarıyı yeşile değil de yeşili sarıya tercih etseydi ne oldurdu” demek. Bu ise koreografinin bozulması anlamına gelir. Bir bütün halinde olan koreografide bir kaplumbağa tahminimden farklı hareket etse koreografi zincirleme kaza geçirir. Çünkü kaplumbağa farklı yollardan giderken bu kez şeritlerin renk değişimleri de eskide olacağından farklı olmaya başlar. Bu farklılaşma diğer kaplumbağaların karşılarına çıkan yol ayrımlarının farklılaşması anlamına gelir. Böyle olunca başka kaplumbağalar da tahminimden farklı hareket etmeye başlar. Onlar da farklı hareket edince bu farklılaşmaya daha da fazla katkı sağlanmış olur. Katlanarak giden bu bozunum sonunda koreografinin yok olmasıyla, her şeyin planım dışına çıkmasıyla neticelenir. Peki nasıl düzeltebilirim bu durumu? Koreografi bir kişinin seçimine çok hassas olduğu için koreografiyi baştan planlamam gerekir. Her kaplumbağanın renk tercihlerini göz önünde bulundurup tekrardan koreografi inşa edilmedir. 

Bu soruyu anlayabilmek anlatmak istediğim kader düşüncesinin özünü kavramayı gerektiriyor. Kaplumbağa hikayesi söylemek istediğim hemen her şeyi içermektedir. Yalnız incelikleri fark etmek biraz zaman alıcı olabilir. Kaplumbağa hikayesini yorumlayarak kaderle ilgili çoğu sorunun kolaylıkla çözülebileceğine inanıyorum.

Katilin maktulu öldürmesi gibi bir koreografi parçasının varlığı katilin renk tercihinin “cinayet” olmasından gelir. Renk tercihi böyle ise zaten öldürmeseydi diye sorulamaz, sorarsak da şöyle denebilir: koreografi bir bütün olduğu için renk tercihinin değişmesiyle birlikte Tanrı başka bir evren yaratmak durumunda kalırdı. Şuanki evrenin bu halde oluşu bizlerin var olan renk tercihi kombinin mevcut haldeki gibi oluşundan gelir. Farklı bir renk kombini farklı bir insanlık koreografisi anlamına gelir. Sorumuzdaki maktul ölmese daha sonra çocuk sahibi olsa o çocuklar diğer insanlarla etkileşime geçse, etkileşime geçenler de eskiden olacağından farklı olarak başka insanlarla etkileşime geçse… Her şey değişirdi. Tek bir kişi aslında tüm insanlıkla irtibatlıdır. Yeni bir renk tercihi = yeni bir evren.

Katil eğer öldürmeseydi ne olurdu gibi sorular bütünüyle hatalıdır. Böyle bir soru sorulamaz. Sorunun kuruluşu paradoks. Olmayan bir şey olsa deniyor sonra evrenin bu farkılılığı varsaydığımız noktadan hiçbir şey yokmuş gibi devam etmesi isteniyor. Satranç oynarken ya bak şimdi filimi yedin oyunun başında fili şuraya koymuş olsaydım filimi yiyemezdin diyebilir miyiz? Diyemeyiz çünkü biz hamlemizi değiştirince karşı taraf da ona göre hamle yapar. Oyunun gidişatı iki tarafa bağlıdır. Bizim etkimiz ancak dolaylı oluyor. Karşı tarafın seçimi bizim seçimizi etkiliyor. Tanrı için de böyledir, onun şekle sokuşu zaman üstü bir seviyeden bizim seçim potansiyellerimize göre oluyor. Biz farklı bir hamle yapacak seçim potansiyeline sahip olursak Tanrı’nın yapacağı şekle sokuş da ona göre farklı olacaktır…
Katil öldürmeseydi, öyle bir insan olsaydı baştan sona bambaşka bir insanlık tarihi olurdu.

***

Eski bir arkadaşınızı geçmişi yad etmek adına evinize davet ettiniz. Gel gör ki arkadaşınız size gelirken trafik kazası geçirdi. Sizin “çağırmasaydım arkadaşım da kaza geçirmemiş olurdu” diye kendinizi suçlamanız ne kadar rasyoneldir.

Kötü niyetli olmadığınız için kendinizi suçlamanız anlamsız. Öteyandan gerçekten de çağırmasaydınız kaza geçirmemiş olacak mıydı?

Bizler zamanın içinden bakıyoruz. A olayı B’ye sebep verir, taşı bırakırsam yere düşer mantığında düşünürüz. Tanrı için böyle değildir. O sistemin kurucusudur çünkü. Koreografiyi o planlamıştır. O taş yere düşsün diye yer çekimini yaratmıştır. Onun açısından yer çekimi olduğu için taş yere düşmez. Koreografi sahibi olmanın getirdiği perspektif budur. Koreografideki kişilere göre siz zamanın dışında olursunuz. Üstten bakar, önceden bilirsiniz hareketleri. Ki o hareketlerin öyle olmasını şeritleri ayarlarken planlamışsınız.

Şimdi önceki paragrafla ilişki kurarak cevabı okuyun: 3.çıkıştan çıkıp bundan memnun olmayan kaplumbağanın tüh! Sarı yerine yeşili tercih etseydim 3’ten değil 5’ten çıkardım demesi sizce ne kadar rasyoneldir? Hiç rasyonel değildir! Kaplumbağanın 3.çıkıştan çıkmasının sebebi “renk tercihi” değildir. Benim yolu düzenleyiş şeklimdir!!!

Kader inancı bu yüzden çok önemlidir. İnasnın lügatından “keşke” kelimesini kaldırır. Derin bir anlayışa yükseltir. Mantıktan ziyade sezgisel bir kavrayış gereklidir bunun için…

***

Ölüm tarihimiz belli midir? Eğer belli ise sağlıklı yaşamaya dikkat ederek ömrü uzatamaz mıyız? Yoksa dikkat etmek kaderi mi değiştirir?

Bazı konuların anlaşılamamasının sebebi dilsel problemlerden kaynaklanır. Kader denilince aslında Tanrı’nın ve insanın bakış açılarından farklı kavramlar anlaşılır. Çünkü Tanrı sistemi kuran, yaratan, zaman-dışı; insan ise sisteme dahil, yaratılan, zaman-içidir.

İnsan açısından renk tercihleri zamanın içerisinde kendisi tarafından belirlenir. Yani insan açısından kader bir belirlenilmişlik değildir. İnsan için olası durumlar vardır. Kaplumbağayı hatırlayalım. 8.çıkıştan birinden çıkabiliyordu. İşte bu kaplumbağa açısından kader 8 çıkıştan birine hapsolmaktır. 9.çıkış onun için mümkün değildir. 8 çıkıştan birisi kendi tercihi olduğu için olası kaderleridir. (not: klasik kader tanımı tanrısal açıdan yapılır, kader denilince onun katından bakılan bir kavram olduğunu belirtelim)

Soruya dönersek. Soru ciddi anlamda tutarsızdır. Dilsel bir sıkıntı barındırıyor. Ölüm tarihi belli mi derken tanrısal bir bakış açısıyla soruluyor. Tarih belli ise bu Tanrı için bellidir. Sorunun ikinci kısmı ise bu kez insansal bakış açısına yönelik! Sağlıklı yaşamaya çalışmak gibi bir durum insanın seçimleriyle ilgilidir.

İnsansal ve tanrısal bakış açılarının ayrımını yapmayınca sorular paradoksal hale geliyor. Soruları çoğu zaman sorumuzda olduğu gibi çelişkili kuruyoruz.

Soruya cevap verlim: Ölüm tarihi Tanrı açısından kesinkes bellidir. Hatta her anımızı o planlamış, ölüm tarihi de o planın son anıdır sadece. İnsanın açısından ise kader kuruluş aşamasındadır. Kader tanımı tanrısal açıdan yapılan bir kavramdır. Günlük hayatta kaderi düşünüşümüz “kaplumbağa’nın 8 çıkıştan birini tercih etmekte özgür, 8’in dışına çıkamayacak şekilde hapis!” şeklinde olmalıdır. (8.çıkıştan çıkan kaplumbağa remini hatırlayın)

***

Evleneceğim kişi belli mi? Anne babam kaderimse benim çocuğum açısından da ben ve eşimin evliliği kader olmuş olmaz mı?

Aslında hep aynı şeyi söylüyorum. Benim renk tercihimin bana ait olması başka şeydir kader başka şey! Birbirlerine zıt değildirler! Her şey bellidir. Bunu derken kendinizi Tanrı gibi hayal edip bir koreografiye tepeden bakın. Eveleceğim kişiyi seçme olayını düşünürken de o koreografinin içine girip bir kaplumbağa gibi hayal edin. İşte bütün mesele budur!!!

Karışık olmuş olabilir, açık anlattığımı düşünsem de anlamak biraz güç. Zaten nasıl derin felsefik kitapları okumak zordur bu yazıyı da öyle düşünün. Bulmacayı çözmeye çalışmalısınız.

Partik açıdan düşünüşümüz için tekrarlayalım: İnsansal açıdan kaplumbağanın olası 8 çıkışı gibi filan miktarda olası insan bizim için mümkün eş adayıdır. Bu olası kişiler içinden seçim vaki iken bunun dışına çıkmak imkansızdır.

Belli bir mekanda belli bir zamanda dünyaya geldik. Haliyle cok az sayıda insanla tanışma imkanımız olabilir. Geçmişteki biri olası eşimiz olamayacağı gibi Amazonlardaki biri de büyük ihtimal olası eşimiz değildir. Ya da beyinizin yapısından kaynaklı olarak kimileri hoşumuza gitmeyecek, onları aday olarak düşünmeyeceğizdir. Temas kurduğumuz insanların ancak bir kısmı olası eşimizdir. Daha önce dediğim gibi düşünüşümüz “kaplumbağa’nın 8 çıkıştan birini tercih etmekte özgür, 8’in dışına çıkamayacak şekilde hapis!” şeklinde olmalıdır. Aşağıdaki tabloyu gözümüzde canlandırmak faydalı olabilir.

image

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s