Self-defeating

Şayet bir simülasyondaysak simülasyonun simülasyon olduğu iddiası simülasyonun ürünü olur. Bu durumda simülasyon kendini defeat eder. Ancak simülasyonun kendini defeat etmesi bir simülasyonda olmadığımız anlamına gelmez. Tipik bir kümemiz üzerine kümenin içinden hüküm koyamayacağımız örneğiyle karşı karşıya olduğumuz anlamına gelir.

Bu durumda simülasyonda olup olmadığımızı rasyonel şekilde bilmemizin imkanı yoktur. Simülasyonda olduğumuza inanmanın tek yolu simülasyonun simülasyonda olduğumuzu düşünmemizi bazı sahte gerekçelerle simüle etmesidir. Bu durumda dahi simülasyonda olduğumuza inanırken çelişkiden kurtulmuş olmayız. Simülasyon düşüncesi simülasyonun kendi ürünü olduğu sürece kendini defeat etmeye devam edecektir.

Hayatın bir hayal olduğu düşüncesi düşüncenin kendisinin de bir hayal olduğu anlamına gelir.

Tanrı’nın bizi tasarladığı düşüncesi bu düşüncenin de tasarlandığı anlamına gelir.

Buradan vardığım sonuç Tanrı’nın sıfatlarının ontolojik değerinin olmadığıdır. Dolayısıyla Tanrı’nın sıfatlarının Tanrı’dan insana doğru değil de insandan Tanrı’ya doğru okunması gerekir.

Misal: Allah sistemi yarattı. Ve bu sistemde kadir olmak diye bir kavram var. Bu kavram Allah kadir olduğu için var değildir. Allah öyle tasarladığı için vardır. Ve Allah’a kadir-i mutlak dememiz ise dünyadaki eksik kadirlikleri olumsuzlayarak bir mutlak kadir anlayışına varma yoluyla oluyor. Bu durumda kadir tanımı Tanrı doğasını betimler nitelikte değildir. Dolayısıyla sıfatların ontolojik değeri yoktur.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s