36,5 derece suyla serinlemek

36,5 derecelik vücud sıcaklığına sahip biri 36,5  derecelik hava sıcaklığı olan bir yerde 36,5 derecelik suyla yüzünü yıkıyor ve serinliyor bu nasıl mümkün oluyor?

Muhtemelen şöyle: Sıcaklık dediğimiz şey moleküllerin hızları ile ilgilidir. Moleküller ne kadar hızlı olursa biz o şeyi o kadar sıcak algılarız. Ancak her molekülün hızı aynı olamaz. Sürekli birbirlerine farklı açılarda çarptıkları için muhakkak hızları farklı şekillerde birbirlerine aktarılır. Yani tüm molekülleri aynı hızda başlatsak bile hızları giderek birbirinden farklılaşacaktır. Öyleyse sabit sıcaklık nasıl mümkün oluyor diye sorarsak da bunun cevabı açıktır. Moleküllerin hızları içinde bulundukları hengamede birbirlerinden farklı olsa da ortalama olarak sabit bir hız değerleri vardır. Bu ortalama değeri sıcaklık olarak algılarız. Eğer moleküllerin bulunduğu kabın içinde farklı bir ortalamaya sahip bölge söz konusu olsaydı moleküller sürekli birbirlerine çarptıklarından dolayı o sıcak bölge hemen hızlarını komşu moleküllere aktaracaktı. Kısa sürede bu kabın içindeki moleküller topluluğu yine sabit bir ortalamaya çekilecekti. Bu durumda moleküllerin homojen bir ortalaya sahip olması beklenilecek bir şeydir.

Buharlaşma dediğimiz şey yüzeydeki bazı moleküllerin topluluktan ayrılarak havaya karışmasıdır. Peki bu nasıl olabiliyor. Hatta bundan önce başka bir şeye yanıt arayalım. Neden yüzeydeki moleküllerin hepsi hemen havaya karışmaz. Moleküller birbirlerini ceşitli bağlarla çekerler. Örneğin suda hidrojen bağları başat rol oynar. Bu bağın mantığı kabaca şudur, suyun bir tarafı kısmi artı diğer tarafı da kısmi eksidir. Bu durumda su molekülleri artı eksi çekiminden bir arada durmaya meyillenmiş olur. Tabi bu meyil sadece hidrojen bağlarından gelmez. Kaldı ki hidrojen bağı olmayan sıvılar da vardır. Örnek vermek açısından değinmiş olup diğer bağlardan bahsetmeyeceğiz.

Sıvının yüzeyinden bir molekülün kopup ayrılabilmesi için diğer moleküllerin kendisini sıvıda tutma kuvvetine karşı koyması gerekir. Ancak yeterli hıza sahip olan moleküller bunu başarabilir. Önceden değindiğimiz üzere suyun sıcaklığı 10 derece olsa bile bazı su molekülleri bu sıcaklığın belirttiğinden daha yavaş bazıları da daha hızlıdır. Öyleki bazıları da 100 derece su hızındadır. Ama bunların sayıları çok azdır. İşte bu az sayıdaki yeterli hıza sahip molekül sıvıdan ayrılmayı başarır. Suyun sıcaklığı arttıkça yeterli hıza sahip olan az sayıdaki molekülün oranı artar. Böylece ısınan suyun neden daha hızlı buharlaştığını da anlamış bulunmaktayız.

Sıcak bir suyla yüzümüzü yıkadığımızda ilkten su ısısını bize aktararak vücud sıcaklığımıza kadar düşer. Sanki yarardan çok zararı olmuş gibi olsa da sonra iş tersine döner. Suyun yüzeyindeki hızlı moleküller sudan ayrıldıkça kalan suyun ortalaması düşer. Su soğudukça vücud ısısını suya aktarır. Su ısındıkça da hızlı moleküllerin sayısı egale edilip onlar ayrılmaya devam eder. Böylelikle tüm su buharlaşincaya kadar vücüdumuz serinlemiş olur.

36,5 derecelik su sıcak sudan daha iyidir tabi. Su en azından o ilk ısısını vermez. Doğrudan hızlı molekülleri ayrıldıkça bizi serinletmeye başlar. 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s