Özne ve Nesne

Nesneden/maddeden yola çıkarak bir özneye/zihine varamayız. Yani: maddeyi alıp ne kadar mıncıklarsanız mıncıklayın ortaya bir zihin çıkmayacaktır. Özneden/zihinden yola çıkarak ise bir nesne alanına/maddeye ulaşamıyoruz. Yani: bir zihnin içinde sadece zihnin içindesinizdir. Bu durumda aslolan özne olmak durumundadır. Çünkü: Zihin doğrudan icinde olduğumuz temas ettiğimiz şeydir. Durum belirttiğimiz gibi olsa da özne-nesne ayrımı karşımızda yine… Continue reading Özne ve Nesne

Bir not

Kaplumbağa örneğindeki renkler belli eylemlere karşılık gelmiyor mesela kırmızı renk fakirlere yardım etmek anlamına gelmez. Her renk aslında benzeri bir daha gelemeyecek o ana özgü biricik renktir. Rengin simgelediği seçim seçimi yapacak kişinin o güne kadar yaşadıkları, zihin yapısı ve o an içinde bulunduğu bağlamla ilgilidir. Bu nispetle kırmızı dedigimde bir ikincisi olamayacak belli bir… Continue reading Bir not

Kur’ancılık çelişkili bir pozisyondur

Kur’ancı bir kimsenin kendi pozisyonunu temellendirebilmesi için Kur’andan delil getirmesi gerekir. Kur’an’dan referans alacağı ayete Kur’ancılığını temellendirdiğini düşündüğü manayı verebilmesi içinse evrenselci okuma yapmalıdır. Evrenselci birinin evrenselci okumayı Kur’an yoluyla temellendirmesi için evrenselciliğe delil olduğunu düşündüğü ayete o anlamı evrenselci okumayla vermelidir. Bu durumda kişi baştan evrenselciliği kabul etmiş olmadır. O halde bir evrenselci evrenselciliğini… Continue reading Kur’ancılık çelişkili bir pozisyondur

Epistemik olarak ulaşılamaz değil bizatihi ontolojik olarak bir karşılığı yok

Nedenlilik bu “evrende-ontolojide-dünyada” geçerli derken mevcut ontolojinin dışında nedenliliğin zorunlu olmadığı filan kast edilmiyor. Nedenin kendisinden dualiter olarak bahsedemediğimiz yani nedenli-nedensiz ikiliğinin olmadığı anlatılıyor. Evrenin dışı ve kendisi üzerine kurulan tüm önermeler için geçerlidir. Mesela evrenin dışı vardır önermesi. “Tanrı aşkındır bu yüzden onu ifade edebilecek kavramlara, mantığa ve(ya) zekay sahip değiliz” önermesini hatalı buluyorum.… Continue reading Epistemik olarak ulaşılamaz değil bizatihi ontolojik olarak bir karşılığı yok

Evren Bilgisayar Programı Olsaydı

Evrenin bir bilgisayar programı olduğunu öğrenseydik büyük bir felsefi sorunun cevabını bulmuş olmayacaktık. Muhtemelen burada sorduğumuz tüm sorularımız programın seviyesinde de benzer şekilde sorulabilir olacaktı. Şayet programdan bahsedebiliyorsak kendi düzlemimizden programın düzlemine uzanan nedensel bir zincir olduğu anlamına gelecekti bu da aynı içkin mantığın içinde olduğumuzu ve bundan dolayı potansiyel olarak aynı kavramlar dünyasına sahip… Continue reading Evren Bilgisayar Programı Olsaydı

Özgür irade ve Bilinç

Özgür iradeyi nedensellik zincirindeki bir kırılma olarak zaman-içi bir kavram şeklinde anlamak yerine bizatihi olumsal olan nedensellik zincirinin öylegeneliğinin nedeni olan zaman-üstü bir olgu olarak düşünebiliriz. Hakeza bilinci de bu nedensellikten zuhur eden bir fenomen olarak anlamak yerine bizzat bu bilinci ortaya çıkaracağı varsayılan nedensel süreçlerin özgür iradenin de kaynağı olduğuna inanılabilecek olan aynı metafizik… Continue reading Özgür irade ve Bilinç

Metafiziğin anlamı üzerine-2

Başka bir evren olsun ve bu evren ile bizim evrenimiz arsasında fiziksel bir bağ bulunmasın. Bu evrenin anlamı nedir? Neye benzeyebilir? Sınırları nedir? Şimdi başka bir Tanrı olsun. Ve bu Tanrı’nın bizim Tanrı’mız ile herhangi bir bağlantısı olmasın. Yalıtık olsunlar. Bu Tanrı’nın anlamı nedir? İmkanı nedir? Her iki örneğin benzerliği var mıdır? Birincisi mümkünse ikincisi… Continue reading Metafiziğin anlamı üzerine-2